KAPIMDAKİ DÜŞMAN
Ferda KILINÇ
Gece
saat bir suları.. Bir arkadaşımın izlememi istediği bir filmi izliyorum. Film
Türkçe alt yazılı. Hem seyredip hem alt yazılarını okumak biraz zor oluyor
belki. Burada da mütercimliğin ne kadar önemli bir vazife olduğunu düşünüyorum.
Lisan bilenlerin bu vazifeyi ihmal etmemeleri gerektiğini hatırlatmak
istiyorum. “bir lisan bir insan” sözüne binaen, bir lisanda derinleşip bu
hizmete bendemi katılsam die düşünmüyor
değilim.
Her
neyse... Filmimizin adı: “Kapıdaki Düşman”
İsmi
bile daha ilk anda çok şey uyandırıyor insanın zihninde. Düşman kapıya kadar
nasıl geldi. Geldiyse içeriye girmesine ramak kalmıştır. Rabbimin şu ayetini
hatırladım (mealen): “Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için
atlar(her türlü savaş araçları ve malzemesi) hazırlayın. Bununla Allah’ın
düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz Allah’ın
bildiği(düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız tam
olarak size ödenir, hiç haksızlığa uğratılmazsınız.”8/60
Demek
ki dünyada bir statüye ve güce sahip değilseniz, müstemlekeci zihniyetler at
koşturacak ve kene gibi kanınızı emeceklerdir. “Kazanmak için haklı olmak
yetmiyor, güçlüde olmak lazım.” Bunun için yukarıdaki ayeti Rabbim bize
indirmiştir. Ellerindeki pırlanta gibi stratejileri kullanamayanlar
başkalarının stratejilerine malzeme olurlar.
Film,
Ruslarla Naziler arasında geçen savaşı konu ediyor. 1942 – 43 yılları arasında
gerçekleşiyor. Amaç yine, ‘Petrol Yatakları’. Alman devleti gücünün zirvesinde,
petrol yataklarını elde edebilmek için Rusya içlerine giriyor. Yakıp-yıkarak.
Hedef, Volga nehri kıyısında kalan son şehir “Stalingrad”
Filmi
seyrettiğiniz sürece Melike Belkıs’ın devlet erkanına söylediği şu sözü
hatırlıyorsunuz: “Hükümdarlar bir ülkeye girdiler mi, orayı bozarlar, halkının
şereflilerini alçaltırlar, böyle yaparlar.”27/34
Film,
size insanlarda Allah korkusu olmayınca nasıl canileştiklerini düşündürtüyor.
Filmde hayatın başka ilginç yönlerini de gözlemliyorsunuz. İnsanların en kritik
zamanlarda bile duygularını bir tarafa bırakamadığını, Vasili Zaitsev ve kız
arkadaşı arasında geçen ilişkiden, haset duygularının kabarınca da savaş
ortamında bile olsa en değerli elemanını harcamaya çalışan komutanı
görebiliyorsunuz. Çıkara dayalı ise ilişkiler çıkarlar bittiğinde ilişkilerde
ortadan kalkıyor. Filmdeki Binbaşı Konig de bunu şu cümleyle ifade ediyor:
Üniforman. İşi (işin) bittiğinde onu geri alacaklar.