Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

                        İMANIN HAKİKATİ VE İSLAMIN GERÇEĞİ     

                                                                                    “...baş özellik dava sahibi olmaktır.”

                         İMAN

         İslam, Selam'dan geldiği için bizatihi gerçektir; batıldan aridir.(1) Dayandığı temel hakikat, Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığı-dır. Bu gerçeği bütün Nebiler duyura gelmiş-lerdir (25/25). Allah yer ve göklerin; her mah-lukun yaratıcısıdır (30/8, 39/46). Vahiyden ko-puk beşer vehminin yoğurduğu tüm zanni ilah taslaklarının, hamurunun yaratıcısı da yine Fa-tır-ı azam olan ve bütün noksanlardan münez-zeh bulunan (37/180) yüce Allah'tır.(2)

         Rabbü'l-alemin olan Allah'ın Resulleri tarafından tebliğ edilmiş her vahiy mutlak doğ-ruları taşır; İslam gerçeğinin hüccetidir.(3) Bu tebliğlerin dışında kalan beşere dayanan her veri, doğrulara da isabet etmiş olabilir, hataya da düşmüş bulunabilir. Nebilerin hatasız kalı-şı, yaratıcımızın sünnetinin değişmezliğiyle gerçekleşmiştir. Allah Resullerinin aynı za-manda beşer oluşları; yaratılmış bulunmaları hasebiyle bazı hataları; zelleleri, mağfur olmuş zenbleri (4) olmamış değildir.

         Ancak onların bu vasıfları; yani hataya düşmüş olma nitelikleri, kendilerini seçip se-ven Rablerinin rahim ikazlarıyla bağışlanmış-tır.(5) Fakat tevhid ışığından öksüz kalmış bazı insanların onları ilahlaştırma temayülüne ka-pıldıkları haber veriliyor Kitab-ı hakim'de (9/31)

         Ellerin diktiği müşahhas (somut) put-lardan daha tehlikelisi, işlemez beyinlerin zan-lara yerleştirdiği mücerret(soyut) putlardır. Lat, Menat ve Lenin putlarını ortadan kaldır-mak kolay olmamıştır ama, rasyonalizmin fi-lozofiye yerleştirdiği, sosyalizm, liberalizm ve daha nice 'izm' gibi dogmaların zihinlere yer-leştirdiği putları devirmek kolay mı sanılmış-tır?

         Ebu Leheb'in sahiplendiği putun dev-rilmesi nebi tebliğleriyle olmuştu. A. Com-te'un ve benzerlerinin zihinlerine oturttuğu putların da çıkarılıp atılması ancak ve ancak ilahi vahye muhatap olan, selim aklın; fıkhe-den kalbin, işiten kulağın, gören gözün sıhhatli çalışmasıyla gerçekleşmiştir, ve dahi gerçekle-şecektir, asr-ı saadette olduğu gibi insanoğlu buna muhtaçtır.

         Aklı güzel çalıştırmayanların dünyada da çekilen cezalarını sembolize eden zihin kiri (10/100) olan çeşitli putların devrilmesi, an-cak ve ancak İslam'ın temel gerçeği olan tevhid hakikatini idrakle mümkün olur. Yoksa insan-lık alemi, görülen görülmeyen, tapılan tapıl-mayan çeşitli putlardan yakasını kurtaramaz, kurtaramıyor da işte. Sekülerist zihniyetlerin vahyi esas almayan, septik felsefeler içerisinde bocalayıp duran asli idrak düşünen beyinlere bir şeyler söylemiyor mu?

         Ne olursa olsun muştulu bir gerçek de şu ki, müminin ebedi saadetini yıkacak hiçbir dış müdahele görülmemiştir; “Mümin Daima Karlıdır”.(6) Kurtuluş yolu arayanlara va'di ilahi şöyle: “Ey iman edenler, eğer Allah’a itti-ka ederseniz O, size iyi ile kötüyü ayırt edecek (bir ferasetle furkan) verir, suçlarınızı örter, si-zi yarlığar..”(8/29). Ve buyuruyor: “...uğru-muzda mücahede edenler(e)... elbette yolları-mızı gösteririz..”(29/69). İşte bunlar da İs-lam'ın gerçeklerindendir. Yaratıcısına güvenip imani yaşantıya katılmayanlar gerçekleri yani imanın hakikatini anlamış olamazlar.

 

 

Mehazlar:

1)bkz. İnsanın Yolu İslam, 1979 baskı, 1. Bö-lüm,sh.40

2)bkz.Kur'an'a Muhatap Olmak ve Engelleri, Çek-megil 1994 baskı, sh.93

3)age. İnsanın Yolu İslam

4)bkz.Nasih ve Mensuh, Recm, M. Said, 1995 baskı, 24-27

5)Mesela bkz. 10/87, 38/35, 2/37 ayetleri

6)bkz. Müstesna, M. Said Çekmegil, 1976 3. Baskı, sh.8